İdlib'de düğümün çözüleceği yer: Ebu Zuhur

İdlib'de düğümün çözüleceği yer: Ebu Zuhur

İran, Tahran'dan direkt olarak lojistik ve insan kaynağı sağlamak için bölgedeki askeri havaalanını ele geçirmek istiyor. Peki Türkiye bu planı kabul edecek mi?
Mepa Haber Merkezi
Doğu Hama'ya rejim tarafindan başlatılan askeri hamle Doğu Hama ve Doğu İdlib dosyası altında Astana'da ihtilaf ve tartışma odağı olmaya devam ediyor. Ebu Zuhur havaalanın da dahil olduğu tartışmalı bölgenin durumu için muzakereciler arasındaki anlaşmazlık çözülmüş değil.Yayılan iddialara göre önümüzdeki Astana oturumunda Ebu Zuhur askeri havaalanın durumu tartışılacak. Zira iddialara göre Türkiye'nin Ebu Zuhur'da İran karşıtı muhalifler ile askeri üslenmeye gideceği ifade ediliyor.

Astana Görüşmeleri çerçevesinde varılan İdlib'i üçe bölme planı

İran neden Ebu Zuhur'u ele geçirmek istiyor?

İran, Ebu Zuhur'u tam donanımlı bir askeri hava üssüne çevirmek ve Suriye içindeki kuvvetlerine Hama, Dimeşk ve Neyrab havaalanları yerine Tahran'dan direkt olarak lojistik ve insan kaynağı sağlamak amacıyla Ebu Zuhur askeri havaalanını ele geçirmek istiyor. Zira Hama, Dimeşk ve Neyrab havaalanları sivil havaalanı olarak kullanılmakta. Aynı zamanda İran'ın Suriye'deki en büyük askeri üslenmesi Güney Halep kırsalında bulunuyor. Bu bölgede on binin üzerinde İran'dan gelmiş Şii asker bulunmakta ve İran'ın Doğu ve Kuzey Suriye'deki projeleri ve maslahatları için diğer cephelere sevk edilmektedir. İranlı kuvvetler Azzan Dağı ve çevresi merkez olmak üzere batıda Mutah tepesine ve doğuda Sifirah beldesindeki savunma sanayii fabrikalarına kadar konuşlanmış durumda. Bölgedeki İran üslenmesi o kadar belirginleşti ki  artık İran'dan gelen her komutan göreve başlamadan bu askeri üssü ziyaret eder oldu.

Güney Halep'teki İran üssünün özellikle Şii milislerin kuzeyde Han Tuman ve çevresini kaybetmesi, güney doğuda İsriyya yolunu güvene alamaması sebebiyle tehdit altında olduğu söylenebilir. Bununla beraber son olarak İran'ın 65. Özel Kuvvetler Tugayı'nı Güney Halep'e getirmesi ve İranlı askeri şahsiyetlerin birçok defa Hadir beldesini ziyaret etmesi, İran'ın bölgedeki üssünün güvenliğini arttırma ve genişletme gibi niyetinin yanı sıra dünya basınını bir sonraki Astana oturumuna katılmaları için motive etmektedir.

İran ve rejimin koordineli atağı

Birkaç gün önce Cumhuriyet muhafızları ve Kalemun kalkanı milisleri (Bazıları önceden ÖSO'ya bağlıydı ve sonra Dimeşk'teki Qabun ve Berze'nin boşaltılmasıyla rejim saflarına geçmişlerdi.) Doğu Hama'da saldırıya geçti.Özellikle Cib Abyad bölgesini seçen ve saldıran İran destekli  güçlerin muhalifleri panik şekilde bölgeye çekip oyalamayı hedeflediği ve bu şekilde muhalifleri asıl operasyon bölgesinden uzaklaştırmaya çalıştığı aynı anda Birinci Tugay'a bağlı birlikler ile Ebu Zuhur yönünde asıl operasyonu başlatmayı hedeflediği düşünülüyor. Bölgede son günlerde çok sayıda insansız hava araçlarının görülmesi İran kuvvetlerinin bu bölgedeki devrimcilere ait noktaları incelediğini ve bu gözlemler neticesinde bir operasyon planladığını ve operasyon yapılacağını gösteriyor.

Salamiyah-Sa'an yolunu güvene almak isteyen rejim, Doğu Hama'daki IŞİD unsurlarının muhaliflerin bölgesine geçmesine izin vermişti. [Renksiz Rejim, Yeşil: Muhalifler, Siyah: IŞİD]

Operasyon'un Esed'e bakan yönü ve amacı Hama-Halep yoluna alternatif bir güzergahı güvene alıp faaliyete geçirerek şuan kullanılan ve birçok şebbiha köyünden geçen Salamiyah-Sa'an yolunda seyahat eden yolcuları haraç kesen şebbihaların tasallutundan kurtarmak, ayrıca yolu güvene alıp Batı Halep'i füze ve havan saldırılarılarının etkisinden kurtarıp Halep şehrini bir çeşit istikrara kavuşturmakla şehirdeki iç emniyeti tekrar sağlamaya odaklanacağı beklenmekte.
(Rejim bu yolun güvenliğini sağlamak amacıyla IŞİD'le anlaşmaya gitmiş ve bu unsurları muhaliflerin bölgesine geçirmiştir. Bölgede IŞİD ve rejim muhalifi Tahriru'ş Şam Heyeti arasındaki çatışmalar devam etmektedir.)

Halep şehrinin mahalle mahalle halen suç şebekeleri ve farklı milis gruplar tarafindan yönetildiği ve şehri rejime teslim etmeyi reddettikleri biliniyor. Hırsızlık, yağma, adam kaçırma gibi suçlar ile gün geçtikçe büyüyen bu çeteler rejim için büyük sorun teşkil etmekte. Esed bu çetelerden en yakın zamanda kurtulmaya çalışacaktır ki son olarak Halep'teki güvenlik konseyi başkanını değiştirmesi bu yönde bir adım olarak değerlendiriliyor.

Türkiye İran'ın önüne set olacak mı?

Velakin Türkiye, gerilimi azaltma bölgelerinden olan Doğu Hama ve Güney Halep bölgesine askeri bir operasyonu kabul eder mi? O halde Rejim güçlerinin Cib Abyad yönünde yaptıkları küçük çaplı operasyonun aynı zamanda uluslararası toplumun ve Türkiye'nin nabzını yoklama hamlesi olduğu söylenebilir. Rusya ise İran'ın Doğu Hama'ya operasyon yapması amacıyla  Türkiye'yi razı etmek için Kuzey Halep kırsalındaki Fırat Kalkanı bölgesinden Batı Halep ve Kuzey Idlib'e geçiş yolu verebilir. (Yani Afrin'e operasyon izni verebilir)

Türkiye'nin İdlib bölgesinde askeri üslenmeye gidip Rusya, İran ve Esed'i engellemesi ve askeri güçlerinin dağınıklığı ile diğer cephelerde meşguliyetinden dolayı Esed ve İran'ın İdlib bölgesinde orta ve kısa vadede ilerleyemeyeceği düşünülüyor. Bütün bunlarla beraber Ebu Zuhur konusu siyasi olarak kapanmayacak bir konu olarak önümüzde durmakta, acaba askeri olarak bir sonuca varılabilenecek mi?

Nors For Studies tarafından hazırlanan bu analiz Mepa News okurları için tercüme edildi.