Gölge Kral Muhammed bin Selman'ın 'icraatleri'

Gölge Kral Muhammed bin Selman'ın 'icraatleri'

Alınan kararlar, Suudi Prens’in geçiş döneminde fiili olarak kral olduğunu gösterdi.
Mepa Haber Merkezi
Muhammed bin Selman, Selman bin Abdulaziz tarafından 21 Haziran 2017 tarihinde veliaht prenslik makamına atanmasından sonra iç ve dış politikada tartışmalı birçok karara imza attı. Alınan kararlardaki etkisi Suudi Prens’in fiili olarak kral olduğu yorumlarına sebep oluyor.

Veliaht olarak tayin edilmeden öncede devlet yönetiminde etkin olan genç prens, ekonomisi sadece petrol ihracatına dayana ülkenin ekonomik faaliyetlerini çeşitlendirmek amacıyla ‘2030 vizyonu’ isimli projenin ve Yemen’e yapılan ‘Kararlılık Fırtınası Operasyonu’nun planlayıcısı olarak biliniyor.

İşte Prens Muhammed bin Selman’ın veliaht prens olarak atanmasından sonra Suudi Arabistan’ın aldığı iç ve dış politik kararlar:

Katar’ın izole edilmesi:

Muhammed bin Selman’ın veliaht olarak atanmasından beri devam eden Körfez Krizi’nde Doha’nın ısrarcı diyalog ve çözüm arayışlarına kapıları kapayan Suudi Arabistan, çözüm girişimlerini sürekli geri çeviren taraf oldu.

23 Haziran 2017 tarihinde Katar’a krizin çözülmesi için talep listesi gönderen Suudi Arabistan, Katar’daki Türkiye askeri üssünün kapatılması, İran  ile tüm diplomatik ilişkilerin kesilmesi ve El-Cezire televizyon kanalının kapatılması gibi taleplerde bulundu.

25 Haziran 2017 tarihinde başta Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn ve Mısır gibi ülkeler olmak üzere  işbirliğine giden Suudi Arabistan, Katar ile diplomatik ilişkileri kestiğini ve Katar’ın izolesi için bütün kara, deniz ve hava yollarını kapattığını duyurdu.

Kadınlara araba sürme yasağı kalktı:

Muhammed bin Selman bütün siyasi kuvvetiyle kadınlara yönelik araç sürme yasağının kaldırılmasına yönelik çalıştı. 26 Eylül 2017 tarihinde Kral Abdulaziz bin Selman, kadınların araç sürme yasağını kaldıran kraliyet fermanını yayınladı .Yasağın kalkması dünya basınında geniş yankı buldu.

Kral tarafından yayınlanan kararname metni ‘Kadınların araba kullanmasının engellenmesinde herhangi bir fayda olmadığı ve araba kullanmalarının kadınların maslahatına olacağı görülmüş olup kadınların trafik kurallarına uyması şartıyla araba kullanmalarına izin verilmiştir.’ cümlesi ile gerekçelendirilmişti. Ayrıca kararnamede alim ve müftülerin ‘Kadınların araba kullanmasında asıl olan ibahedir(helal olmasıdır).’ cümlesi yer almaktaydı.

Kadınlara stadyumlara girme yasağınında kaldırılmasıyla genç prensin ülkede köklü değişiklikler yapma niyeti belirginleşti. Ayrıca Ekim 2017’de ülkedeki dini açıdan aşırı olan kesimlerin derhal dini ve kültürel olarak bertaraf edilmesi için ılımlı İslam’a geçileceği ilan edilmişti.

NEOM projesi:

Yine Suudi prens Ekim 2017’de maliyeti 500 milyar dolar olacak Suudi Arabistan Akıllı Şehir Projesi NEOM’u ilan etti. Ülkenin Kuzey-Batı sınırında Kızıldeniz sahiline kurulacak şehrin 26.000 km2 olarak planlandığı, iktisadi ve turistik bir görünüme sahip olacağı ve ilk etabının 2025’te biteceği ilan edilmişti. NEOM projesi kapsamında inşa edilecek rüya şehrin diğer şehirlerden farkının adeta akıllı telefon ile normal tuşlu cep telefonları arasındaki fark gibi olacağı ve prensin NEOM projesi için küresel anlamda büyük ve prestijli şirketler ile anlaştığı ifade ediliyor.

Aramco özelleştiriliyor:

Yine ilan edilen 2030 iktisadi hedefleri arasında 2018’e kadar Suudi Arabistan petrol şirketi Aramco’nun yüzde 5 hissesinin Suudi Arabistan’da kalması ve diğer hisselerin ise yabancı şirketlere satılarak özelleştirilmesi  öngörülüyor.

İlim adamlarına 'temizlik':

Eylül 2017’de Suudi Arabistan tarafından birçok din alimi ve aktivist tutuklandı. İnsan Hakları İzleme Örgütü tutuklamaları ülkede insan haklarının ihlali olarak kayıt altına aldığını açıkladı.

Tutuklamalar meşhur ilim adamı Selman el-Avde’nin tutuklanması ile başladı sonrasında Şeyh İvaz el-Karni, Mekke Ummul-Kura Üniversitesi rektörü Dr. Ali el-Ömri ve ekonomi uzmanı Assam el-Zebil gibi tanınan isimlerin yanı sıra birçok davetçi, aktivist, düşünür, basıncı ve kadı tutuklandı.Tutuklama hamlesi Adalet bakanlığındaki bazı isimlere kadar genişletildi.

Yine 4 Kasım 2017’de aynı gün kurulan ve tutuklama emri veren Yolsuzlukla Mücadele Komisyonu emri ile 4 bakan 11 prens ve birçok eski bakan yolsuzluk suçlaması ile tutuklandı. Tutuklananlar arasında Milli Muhafız Bakanı Prens Muta’b bin Abdullah ve kardeşi eski Riyad valisi Prens Türki bin Abdullah’ın yanısıra Kingdom Holding’in sahibi Prens Velid bin Talal ve eski Krallık Divanı Başkanı Halid el-Tüveyciri’de bulunmaktaydı.

Tutuklamalar ile beraber mevcut bazı bakanların ve kuvvet komutanlarının değiştirilmesi ile sonuçlanan hamle, önceki veliaht prens Muhammed bin Nayef’in, diğer tutukluların ve ailelerinin  banka hesaplarının dondurulması ile devam etti. Şuana kadar 1700 banka hesabının dondurulduğu Suudi makamlarınca doğrulandı.

Yemen Dosyası:

Suudi Arabistan’ın liderlik ettiği Arap Koalisyonu, Husilerin Riyad’a balistik füze atmasının ardından 6 Kasım 2017 tarihinde Yemen’e açılan bütün kara, deniz ve hava yollarının geçici olarak kapatılmasına karar verdi. Ertesi gün veliaht prens Muhammed bin Selman: ’İran’ın Husi milislere balistik füze sağlaması İran’ın direkt olarak Krallığa düşman olduğu göstermektedir.’ dedi.

Ayrıca Associated Press’in Yemenli yetkililere dayandırdığı iddiaya göre Yemen’in meşru başkanı AbduRabbeh Mansur el-Hadi, çocukları ve bazı Yemenli generallerin Riyad’da zorunlu olarak ikame ettirildiği ancak Yemen Başkanlık  kaynaklarının iddiayı yalanladığı biliniyor.

Hariri’nin istifası:

5 Kasım 2017’de Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’da istifa ettiğini ilan eden Lübnan Başbakanı Saad el-Hariri’nin açıklaması Lübnan halkı için büyük sürpriz oldu. Hariri’nin istifası uzun görüşmeler ve zorlu siyasi ittifak sonucu oluşan Lübnan hükümetinin düşmesine sebep oldu. Yine iddialara göre Hariri’nin Riyad’da ev hapsinde tutulduğu söyleniyor.

Kaynak: Mepa News