Hasan Sufan

Hasan Sufan

Ahraru'ş Şam Hareketi lideri

1979 -
Suriyeli muhalif. Künyesi Ebu’l Bera. Sednaya hapishanesinde geçen 12 yılın ardından Ahraru’ş Şam ile rejim arasında gerçekleşen esir takası sonrası serbest kaldı. Ahraru’ş Şam Hareketi lideri Ebu Ammar El Ömer’in istifasının kabul edilmesinin ardından 1 Ağustos 2017’de hareketin yeni lideri olarak seçildi.

Doğumu, Eğitimi ve Siyasi Tecrübesi

Hasan Sufan 1979’da Suriye’nin Lazkiye kentinde dünyaya geldi. İlk eğitimini Suriye okullarında aldıktan sonra Suudi Arabistan’a giderek Kral Abdulaziz Üniversitesi’nde okuduğu gibi Suudi Arabistan’daki ilim adamlarının derslerine de katıldı.

Suriye’ye döndükten sonra muhalif kimliğiyle İslami faaliyetlere başladı. 2004 yılında rejimin siyasi muhaliflere karşı düzenlediği operasyonlarda tutuklananlar arasında onun ismi de vardı. 2008 yılında Sednaya hapishanesi mahkumlarının ayaklanmasının ardından rejimle başlatılan müzakerelerde önemli bir rol üstlendi.

Sufan'ın 2014 yılının Eylül ayında bir saldırı sonucunda grubun diğer üst düzey isimleriyle beraber hayatını kaybeden, Ahraru’ş Şam’ın kurucu ismi Hassan Abbud’a en yakın isimlerden biri olduğu belirtilirken yine aynı saldırıda hayatını kaybeden Ahraru’ş Şam’ın Siyasi Ofis Başkanı Muhibbuddin Eş Şami’nin de damadı olduğu biliniyor.

“Farklı gruplar arasında kardeşliği sağlayabiliyordu”

Hasan Sufan’ın hapishane arkadaşlarından biri olan gazeteci Deyyab Seriyye, Sufan hakkında şunları söylemekte: “Hasan Sufan, hapishanedeki demokratlar, Kürt parti üyeleri ve daha sonra IŞİD’te emir olan Selefi cihatçılar arasında uyumlu bir şekilde geçinmelerini, kardeşçe yaşamayı sağlamıştı.”

Mahkumları temsilen müzakere delegasyonuna seçilmesi

Gazeteci Deyyab sözlerini şöyle sürdürüyor: “Ayaklanma sırasında mahkumlar krizin çözülmesi için, Hasan Sufan ile beraber 4 kişinin mahkumları temsilen müzakere delegasyonunda yer almasında karar kıldı. Ancak Tel Aferli Ebu Halid El Iraki adında birinin liderliğini yaptığı bir grup buna karşı çıkıyordu, müzakere yapacakların ve bunu kabul edenlerin kafir olacağını söylüyordu. Ayrıca mahkumların alıkoyduğu esir rejim askerlerinin tamamını da öldürmeyi teklif ediyorlardı. Müzakere delegasyonunda Hasan Sufan ile birlikte El Kaide yetkilisi Ürdünlü İbrahim Dahir, hiçbir grupla bağlantısı olmayan Banyaslı ilim adamı Semir El Bahr, bugün Ahraru’ş Şam’ın manevi babası olarak kabul edilen Ebu’l Abbas Eş Şami ve Hici olarak bilinen Hizbu’t Tahrir yetkilisi vardı.”

Muhtemel rejim katliamına engel olması

Deyyab şöyle devam ediyor: “Ayaklanma sırasında sayısı yaklaşık 1200’e varan rejim askerinin serbest bırakılmasında Hasan Sufan önemli bir role sahipti. Daha sonra IŞİD’e katılan radikal bir grup onları boğazlamayı istiyordu. Ancak Hasan Sufan ve bir grup mahkum, akan kanı durdurmak ve muhtemel bir katliama engel olmak için rejim askerlerini serbest bıraktı.”

9 ay devam eden görüşmelerin ardından özgürlük

Tekrardan mahkemeye sevk edilen Sufan ile beraberindeki 5 kişi hakkında idam cezası verildi ancak bu hüküm uygulanmadı. 2016’nın sonlarında Ahraru’ş Şam Hareketi ile Esed rejimi arasında gerçekleşen esir takası sonucunda serbest kaldı. Yaklaşık 9 ay sürdüğü kaydedilen görüşmelerin ardından 15 rejim askerinin serbest bırakılmasına karşılık Hasan Sufan ile bir kadın rejim tarafından serbest bırakıldı.

“El Kaide stratejistlerinden Ebu Musab Es Suri’ye denk”

Ahraru’ş Şam Hareketi için çok önemli bir isim olduğu bilinen Hasan Sufan’ın serbest kalması için Ahraru’ş Şam’ın gerekli bütün adımları attığı ancak uzun bir zaman başarılı olamadığı belirtiliyor. Ahraru’ş Şam’ın komutanlarından Faruk Ebu Bekir onu, El Kaide’nin stratejistlerinden Ebu Musab Es Suri’ye denk görerek şu ifadeleri kullanıyor: “Hasan Sufan, Suriye’de savaşan bütün İslamcı gruplar ve liderleri tarafından saygı gören bir isim. Bilhassa bu aşamada gruplar arası yakınlaşmada önemli bir rol üstlenecektir.”

Davetçi, fikir adamı, etki sahibi

Daha 25 yaşını aşmamışken hapishanede davetçi, fikir adamı ve etki sahibi olarak itibar edilen Hasan Sufan, hapishanedeyken Ahraru’ş Şam’ın manevi babası Ebu’l Abbas Eş Şami’nin baş talebelerindendi. 2011 yılında başta Ceyşu’l İslam lideri Zehran Alluş, Ahraru’ş Şam lideri Hassan Abbud, Sukuru’ş Şam lideri Ahmet Eş Şeyh Ebu İsa olmak üzere onlarca İslamcıyı serbest bırakmasına rağmen Hasan Sufan’ı serbest bırakmaması önemi hakkında ipucu veriyor.

Ahraru’ş Şam Hareketi’nin yeni lider seçimi, Tahriru’ş Şam Heyeti ile yaşanan ve hareketin Hama kırsalına çekilmesiyle sonuçlanan çatışmalardan sonra gidilen düzenleme kapsamında gerçekleşti.

Serbest bırakıldıktan sonra Suriye’nin kuzeyine geçen Hasan Sufan’dan herkes, son zamanlarda gruplar arası yaşanan krizleri çözmesini ve muhalif gruplar arasında birliği sağlamasını bekliyordu. Ancak o hassas konumuna ve gücüne rağmen Ahraru’ş Şam Şura Konseyi’nin talimatlarını bekleyerek geride durdu.

Hasan Sufan’ın son dönemde çeşitli krizlerle boğuşan Ahraru’ş Şam’ı tekrardan canlandırması beklentiler arasında olduğu gibi birleştirici ve mutedil yönü, yeni liderin Suriye sahasına olumlu bir şekilde yansıyacağı yorumlarını beraberinde getirdi.

Kaynak: Mepa News