Çocuklar telefon bağımlılığından nasıl kurtulabilir?

Çocuklar telefon bağımlılığından nasıl kurtulabilir?

Bazı çocuklar hiç arkadaşı olmadığı ve arkadaş edinmeyi bilmediği için elektronik cihazları arkadaş yerine koyuyor.
Mepa Haber Merkezi

Akıllı telefon kullanımının ergenleri mutsuz ve yalnız hissettirdiği, hatta zihinsel rahatsızlıklara sebep olduğuna dair her gün yeni bulgular elde ediliyor. Bu yaş grubunda intihar oranları son 20 yılın en üst noktasında. Hatta intihar oranları, cinayet oranlarını bile geride bıraktı.

Psikolog Ross Greene, bu riskleri azaltma konusunda ebeveynlere yardımcı olmak istiyor. İnsan Yetiştirmek: Çocuğunuzla İş Birlikçi Bir Ortaklık Oluşturmak adlı kitabında Greene geleneksel güç dinamiklerinin, kötü alışkanlıkları düzeltme konusunda işe yaramadığını belirtiyor.

Çocuğu kontrol etmeyin, ilişki kurun

“Sonucu kontrol edebileceğinizi düşünüyorsanız hayal görüyorsunuz.” diyen Greene “Çocuk bakmak, onu kontrol etmekten çok onunla bir ortaklık kurmaktır.” ifadelerini kullandı. Çocukların ekran başında geçirdiği süreyi azaltma yöntemleri, Greene’in en çok karşılaştığı soru. Tavsiyesi ise her zaman aynı: “İlk olarak başlangıçtan itibaren beklentileriniz olmalı. Pek çok durumda çocuklar kontrolsüz bir şekilde elektroniklerle baş başa bırakılıyor.”

“Ebeveynler, elektronik cihazları çocuklara emzik gibi verip çocukları bu şekilde susturmaya alışmamalı.” diyen Greene; tablet ve akıllı telefon gibi cihazların başlangıçtan itibaren bazı kurallarla birlikte kullanılmasını böylece çocuklarda o cihazların nasıl kullanılabileceğine dair bir fikir oluşmasının sağlanmasını öneriyor.

Ancak kuralların başlangıçta konmamış olması daha sonra yerleştirilemeyeceği anlamına gelmiyor. Ebeveynler belirli kuralları diledikleri zaman uygulamaya koyabilir. Burada dikkat edilmesi gereken nokta, kuralların düzenli olarak uygulanmasını sağlamak.

Karşılıklı anlaşmalar yapmak önemli

Bu noktada Greene ebeveynlerin ve çocukların kendi görüşlerini dile getirmesinin ve iki tarafı da memnun edecek bir çözüme ulaşılmasının doğru olduğunun altını çiziyor. (Sadece ebeveynleri memnun eden çözümler, çocuklara bir ortak gibi davranılmadığını gösteriyor.) Bu noktada çocukların taleplerinin öncelikle dinlenmesi daha doğru olabilir. Çocuk ebeveynden gelen talebe tepki gösterebilir ancak kendi talebi üzerine konuşulması, onun da konuya dahil olmasını sağlayacaktır. Greene çocukların bu konuda şaşırtıcı fikirler sunabildiğini tecrübe ettiğini söylüyor.

Bazı çocukların hiç arkadaşı olmadığı ve arkadaş edinmeyi bilmediği için elektronik cihazlarla çok fazla vakit geçirdiğini söyleyen Greene, çocukların beğenildiklerini hissedememelerinin, elektronik cihazlarla bu kadar sıkı bir ilişki içine girmelerinde etkili olduğunu söyledi. Bu çocuklar temel olarak elektronik cihazları arkadaş yerine koyuyor.

Uzun süren tartışmalar yaşanmadan ebeveynler bu gibi daha büyük sorunları asla öğrenemeyebiliyor. Bu durumdaki çocuğun elektronik cihazını tamamen elinden alan ebeveynler ise çocuğun sahip olduğu tek çıkış noktasını da ortadan kaldırarak aslında çocuklarına büyük bir kötülük ediyor.

Çocuğun hayattan sıkılması en büyük problem

En zor senaryolardan biri de çocuğun herhangi bir sorunu olmadığını, sadece hayattan sıkıldığı için teknolojiye yöneldiğini söylemesi. Böyle durumlarda Greene her derde deva bir ilaç olmadığını çünkü tüm çözümlerin her iki tarafı da memnun etmesi gerektiğini söylüyor. Burada ebeveynin, çocuğun ilgisini çekecek yöntemler bulma görevi biraz daha zorlaşıyor.

Greene “Bazen çocuğun yolunu tıkayan şeyin ne olduğunu bulmak ve bu sorunu çözmek için çok fazla çalışmamız gerekiyor.” diyor.

Kaynak: Dünya Halleri