Hamas ve İsrail arasındaki ateşkes görüşmeleri ne durumda?

Hamas ve İsrail arasındaki ateşkes görüşmeleri ne durumda?

Haaretz'e konuşan üst düzey bir Katarlı yetkili her iki tarafı da anlaşmaya her yaklaşıldığında süreci sabote etmekle suçladı.

Peter Beaumont | The Guardian | Tercüme Mepa News

Görüşmelerde son zamanlarda bir hareketlilik yaşandı ve ilerleme kaydedileceğine dair iyimserlik güçlendi.

Axios'tan Barak Ravid'e göre İsrail'in önerisi, rehinelerin serbest bırakılması karşılığında Hamas ile olası bir ateşkes anlaşması yapılması ve Gazze'de "sürdürülebilir sükunetin yeniden tesis edilmesi" için görüşmeler yapılması yönünde.

Hamas son günlerde, bir anlaşma esnasında takas edilmesi beklenen rehinelerin yaşamlarını kanıtlayan birkaç video yayınladı ki bu da rehinelerin iadesi konusunun güçlü bir mesele olduğu İsrail üzerindeki iç siyasi baskıyı arttırabilir.

Kullanılan dil oldukça açıklayıcı. "Sürdürülebilir sükunet" Hamas'ı "ortadan kaldırma" sözü veren İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun defalarca dile getirdiği "tam zafer "den biraz farklı bir çözüme işaret ediyor. İlginçtir ki bu ifade aynı zamanda geçen hafta üst düzey bir Hamas yetkilisi olan Halil el Hayya'nın, İslam hukukunda bir tür uzun vadeli ateşkes ya da "sükuneti" tanımlamak için kullanılan bir kelime olan “hudna" fikrini ortaya atan ateşkes önerisini de yansıtıyor.

Ancak görüşmelerden çıkan mesajlar oldukça çelişkiliydi. Arabuluculuk kanallarından birini temsil eden Katarlılar görüşmelerin tıkanmasından duydukları hayal kırıklığını açıkça dile getirirken, son günlerde daha önceki çatışmalarda ateşkes sağlayan bir zemin olan Mısır-İsrail görüşmelerinde daha fazla hareketlilik yaşandı. Üst düzey bir İsrailli yetkili Yahudi medyasına yaptığı açıklamada Mısırlılarla yapılan görüşmelerin "çok iyi geçtiğini, görüşmelere odaklanıldığını, iyi bir ruh hali içinde yapıldığını ve tüm parametrelerde ilerleme kaydedildiğini" ifade etti.

Ateşkes anlaşması için bastıran ABD'nin pozisyonu ise masada iyi bir anlaşma olduğu ancak Hamas'ın uzlaşmaya yanaşmayacağı yönünde.

Hamas İsrail'in yeni teklifini değerlendirdiğini söylerken, Pazar günü İsrail basınında yer alan haberlere göre İsrail güvenlik kabinesinin son toplantıları daha "esnek" bir pozisyona işaret ediyor. ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken'in da önümüzdeki günlerde müzakereleri görüşmek üzere İsrail'i ziyaret etmesi bekleniyor.

İsrail'in Refah'a yönelik saldırı tehdidi ne olacak?

İsrail, Refah operasyonu ihtimalini ve bunun için yaptığı görünür hazırlıkları -büyük çadır kamplarının inşası da dahil olmak üzere- Hamas'a açık bir tehdit olarak kullandığını ve bunun ateşkes için son fırsat olduğunu ifade ettiğini çok açık bir şekilde ortaya koydu.

Ancak Hamas'ın, İsrail'in Refah'a girmesine başta Washington olmak üzere uluslararası alanda güçlü bir muhalefet olduğunun farkında olması, bu mesajın altını boşaltıyor.

New York Times Cuma günü bu gerçeğin altını çizerek, Biden yönetiminin Refah'ta geniş çaplı bir operasyon başlatması halinde İsrail'e savunma ihracatı konusunda kısıtlamalar getirmeyi düşündüğünü yazdı.

İsrail Dışişleri Bakanı Israel Katz, Mısır heyetiyle görüştükten sonra Kanal 12'ye verdiği demeçte bu bağlantıyı açıkça ortaya koydu: "Eğer bir anlaşma olursa operasyonu askıya alacağız. Rehinelerin serbest bırakılması bizim için son derece önemli bir önceliktir."

Bazı İsrailli yorumcular da uluslararası ceza mahkemesinin üst düzey İsrailli yetkililer hakkında tutuklama emri çıkarmayı düşünebileceğine dair spekülasyonların görüşmelere yeniden açıklık getirdiğine işaret ediyor.

Masada ne var?

Anlaşmanın temel yapısı o kadar da değişmedi. Bu bir "insani ateşkes" olarak sunulacak. Görüşmelerin merkezinde rehineler için ateşkes anlaşması var.

Hamas, haftalar sürecek bir ateşkes ve İsrail hapishanelerindeki Filistinli tutukluların serbest bırakılması karşılığında elindeki rehineleri serbest bırakacak.

Görüşmeler hem Hamas'ın İsrail askerlerinin Gazze'den çekilmesi ve çatışmanın sona erdirilmesi yönündeki en üst düzeydeki talebi gibi temel konular hem de sayılar ve hangi Filistinli mahkumların serbest bırakılacağı gibi ayrıntılar nedeniyle tıkanmış durumda.

Görünüşe göre mevcut formül, sayıları belirtilmemiş Filistinli mahkumlar karşılığında, insani kategoride hayatta kalan rehinelerin sayısını temsil eden 33 hasta, yaşlı ve yaralı olmak üzere biraz daha az sayıda rehinenin serbest bırakılmasına izin verecek.

İnsani kategorideki rehinelerin serbest bırakılmasının, esir askerler de dahil olmak üzere diğer gruptakiler için ne anlama geleceği ise belirsiz.

Bazı haberlerde İsrail'in Gazze Şeridi'ni ikiye bölen güçlerini geri çekmek ve bölge sakinlerinin kuzeye dönmesine izin vermek de dahil olmak üzere gelecekte daha fazla taviz vermeye hazır olduğunu belirttiği öne sürüldü.

İsrail güvenlik çevrelerinde konuşulanların Refah'ta büyük ölçüde sağlam kalan son dört Hamas taburunun "yok edilmesinden", Hamas'ın Mısır'dan "silah kaçakçılığı yollarının kapatılmasının" aynı uzun vadeli hedefe ulaşıp ulaşmayacağı ve sınırdaki Philadelphi olarak adlandırılan güzergahın kontrolü ve izlenmesi konusunda Mısır'la yeni bir anlaşma gerektirip gerektirmeyeceği konusuna kaymış olabileceğine dair öneriler de var.

Görüşmeler gerçekten iyi niyetli mi?

Bu noktaya daha önce de gelindi ve her iki tarafın tutumunda da çok fazla şüphecilik var. Hem İsrail hem de Hamas, mevcut ateşkes görüşmelerindeki herhangi bir başarısızlıktan diğer tarafın sorumlu olduğunu öne sürebilmek için manevralar yapacaktır.

Ancak şimdilik gerçek bir hareket var gibi görünse de şeytan ayrıntıda gizli, özellikle de hangi Filistinli mahkumların serbest bırakılacağı konusunda.

Hamas tarafındaki dinamikler, özellikle de Hamas'ın Gazze'deki lideri Yahya Sinvar'ın pozisyonu konusunda büyük ölçüde belirsizliğini korurken, Netanyahu'nun kendi koalisyonuyla yaşadığı zorluklar da ortada duruyor. Aralarında Itamar Ben-Gvir'in de bulunduğu aşırı sağcı koalisyon ortakları herhangi bir anlaşmaya karşı çıkmaya devam ediyor.

Ancak son dönemde kamuoyunda Netanyahu'ya verilen desteğin artması ve kabinenin kıdemli üyesi Benny Gantz'a verilen desteğin azalması Netanyahu'nun üzerindeki baskının bir kısmını azaltmış olabilir.

Haaretz'e konuşan üst düzey bir Katarlı yetkili her iki tarafı da anlaşmaya her yaklaşıldığında süreci sabote etmekle suçladı.

Kaynak: Mepa News

uyg.gif

HABERE YORUM KAT
UYARI: Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Mepa News, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Her bir yorum 600 karakterle (boşluklu) sınırlıdır.