Wikileaks Belgelerinde Türkiye ve Yakın Çevresi: Türkiye, Rusya, Güney Kafkasya ve Ortadoğu

Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu (USAK) - Editör Arzu Turgut

56 Sayfa

Yayınlandığı tarihten itibaren dünya gündeminde önemli yer tutan Wikileaks belgelerinin orijinallikleri ABD tarafından doğrulanmıştır. Ancak belgelerde yer alan iddiaların güvenilir kaynaklara dayandığını ve gerçekleri yansıttığını ileri sürmek zor görünmektedir. Bununla birlikte Wikileaks’in yaşamımıza yeni kavramlar ve yeni tartışma konuları soktuğu ortadadır. “İletişim teknolojilerinin gelişiminin devlet-toplum ilişkileri üzerindeki etkisi”, “devletlerin gizliliği ilkesi”, “diplomasinin 11 Eylül’ü” ve “Wiki-tsunami” bunlardan yalnızca birkaçıdır. Wikileaks belgeleri uluslararası ilişkilerde yeni bir dönem başlatmamış, sanıldığı gibi diplomasinin sonunu getirmemiş, ancak yarattığı tartışma ortamıyla 21. yüzyılın önemli olaylarından biri olarak çoktan tarihe geçmiştir. 

Wikileaks belgelerinde en çok adı geçen ülkelerden biri Türkiye’dir. Ancak Türkiye için komşusu olduğu veya yakın coğrafyalarda bulunduğu ülkeler ile ilgili iddialar da en az Ankara menşeili belgeler kadar önem arz etmektedir. Zira Avrasya’da Türkiye ile güç mücadelesi içinde olduğu iddia edilen Rusya, donmuş çatışma bölgelerinin yoğunlaştığı Güney Kafkasya, halk hareketleri ve devrik liderleriyle Ortadoğu, Türkiye’nin istikrar ve güvenliğinin bir parçasıdır. Wikileaks belgelerinin bu bölgeler üzerinde yoğunlaşması, yayınlanan belgelerin belli bir amaç doğrultusunda seçilip seçilmediği konusunda kuşku uyandırmaktadır. Prof. Laçiner’in deyimiyle “Wikileaks Washington’a sızmış, ama Wikileaks’e kim sızmış, orası henüz belirsiz”dir.

Süreç ilerledikçe Wikileaks dosyalarında yer alan belgelerin devletlerarası ilişkilere etkisinden ziyade, bu belgelerin ne şekilde ve hangi amaçlarla ortaya çıktığı irdelenmeye başlanmıştır. Wikileaks’in yayınladığı belgelerin daha çok Ortadoğu ülkeleriyle ya da Türkiye’nin yakın coğrafyasında çatışmaya eğilimli bölgelerle ilgili iddialar içermesi ve bu iddiaların bölge devletleri arasında gerilimi tırmandıracak potansiyele sahip olması akıllara yeni soru işaretleri getirmiştir. Ortaya çıkan belgelerdeki iddiaların belli coğrafyalarda yoğunlaşması belgelerin seçilerek yayınlandığı izlenimini doğurmaktadır. Sadece yayınlanan değil, henüz yayınlanmayan belgelerin de bilinçli bir ayıklanma süreciyle karşı karşıya kalıp kalmadığı muğlaktır. 

Bu raporda siyasi tarihçi, uluslararası ilişkiler analizcisi ve stratejist gözüyle Wikileaks belgelerinin diplomatik ilişkilere etkilerini ve diğer ülkeler üzerindeki yansımalarını irdeleyen diplomat ve akademisyenlerin görüşlerine yer verilmiş, gelecekle ilgili bazı önerilerde bulunulmuştur. Bu bağlamda Wikileaks belgelerini tarihsel açıdan açıklayan Prof. Dr. Çağrı Erhan, uluslararası ilişkiler bağlamında inceleyen emekli Büyükelçi Özdem Sanberk, uluslararası politika ve güvenlik perspektifinden ele alan Prof. Dr. İhsan Bal ve Prof. Dr. Sedat Laçiner görüşleriyle rapora katkılarını sunmuştur. 

Wikileaks sitesinin yayınıyla eş zamanlı olarak dünyanın önde gelen gazetelerinden Guardian, The New York Times, Le Monde, El Pais ve Der Spiegel dergisi bu belgelerdeki bilgileri okurlarına aktarmaya başlamıştır. Bu raporda ülkelerle ilgili olan bölüm ve iddialar, öncelikle Wikileaks internet sitesinde yer alan belgenin asıllarından alınmış, bunlara ulaşılamadığı durumlarda Wikileaks’in belgeleri gönderdiği ulusal ve yabancı kaynaklı gazetelere başvurulmuştur.