İbadete Dair - Assisili Aziz Francis

İbadete Dair - Assisili Aziz Francis

Orta Çağın renkli şahsiyetlerinden biri de Assisili Aziz Francis’dir.
Mepa Haber Merkezi
Assisili Aziz Francis, Hristiyan Fransisken Cemaati’nin kurucusudur. 1182’de tüccar bir babanın oğlu olarak dünyaya gelmiş, babasıyla birlikte çalıştığı için “dönüşüm”ü kemiklerine kadar, bire bir yaşamıştır. Aziz Francis dünya nimetlerine sırt çevirmek suretiyle, bir yandan bir dilenci misali yoksulluk içinde yaşamış, bir yandan da Tanrı’nın yarattığı her şeye ve insanlığa duyduğu sevgiyle gayet hareketli bir yaşam sürmüştür. Bu eserinde insanoğlu yaratıcıya en iyi şekilde nasıl hizmet edebilir sorusuna dair düşünceleri bulunmaktadır. Siz değerli Mepanews okurlarımız için derledik.

İbadete Dair*
Assisili Aziz Francis


Birader N’ye…. Rahip. Tanrı seni kutsasın.

İçinde bulunduğun ruh haline dair nasihatim şudur: Bana bir iyilik yap ve bunun sorumlusu keşişler veya başka birileri olsa bile, sana fiziksel olarak eziyet çektirecek kadar ileri gitseler bile, Tanrı’yı sevmeni zorlaştıran şeyleri düşün. Böyle olmak istemelisin. Bunu benim ve Tanrı’nın emri telakki edebilirsin. Gerçek itaatin bu olduğundan eminim. Sana karşı böyle davranan insanları sevmeli, onlardan sana Tanrı’nın takdir ettiği şekilde davranmaları dışında hiçbir şey istememelisin. Onlara olan sevgini, daha iyi Hıristiyanlar olmalarını dileyerek gösterebilirsin. Bu senin için inzivaya çekilmekten daha iyi olacaktır.

Tanrı’yı ve hem O’nun hem de senin hizmetkârın olan beni sevdiğini, sana şöyle ispatlamak isterdim: Dünyada hiçbir keşiş günah işlememeli, günah işlemiş olsa bile, gözlerinin içine bakarak af dilerse bağışlanmalıdır. Bağışlanmak istemiyorsa, ona bağışlanmak isteyip istemediğini sormalısın. Önüne bin kere gelmiş olsa bile, onu benden daha çok sevmelisin ki, Tanrı’ya yakınlaşsın. Bu gibi keşişlere acımalısın. Bunu bir kural olarak benimse ve hamilerinin de benimsemesini sağla.

Hamsin Yortusu toplantısında, Tanrı’nın inayeti ve keşişlerin tavsiyesiyle, Yasa’nın affedilmez günaha dair tüm bölümlerini tek bölüm haline getireceğiz. Şöyle olacak:

Şayet bir keşiş baştan çıkar ve günah işlerse, hamisine başvurmak zorundadır. Onun günah işlediğini bilen diğer keşişler, hakkında konuşmak suretiyle onu utandırmamalı; ona karşı anlayışlı olmalı ve bu kardeşlerinin içine düştüğü zaafı bir sır olarak saklamalıdır. “Sağlamların değil, hastaların hekime ihtiyacı var.” (1) Onların görevi, söz konusu keşişi, bir keşiş eşliğinde üstlerine göndermektir. Üstün görevi ona sevgi ve anlayışla yaklaşmaktır, tıpkı onun yerinde olsaydı kendisine davranılmasını isteyebileceği gibi. Şayet bir keşiş affedilebilir nitelikte, küçük bir günah işlemişse, bunu birader rahibe itiraf etmeli; eğer rahip yok ise, kendisini günah çıkarmak suretiyle kutsiyet içinde aklayıp bağışlayacak olan bir rahip buluncaya dek, bir diğer keşişe itiraf etmelidir. Keşişlerin kefaret ödetme yetkisi yoktur, nasihat etmekle yetinmelidirler. “Git artık, bundan sonra günah işleme.” (2)

Bu mektubu Hamsin Yortusu’na kadar sakla ki, bunlara riayet edebilesin. Toplantıya diğer keşişlerle birlikte katılacak, Tanrı’nın inayetiyle, bu ve Yasa’da yer almayan diğer hususların gözetilmesini sağlayacaksın.

---

* The Writing of St. Francis of Asisi, Franciscan Herald Press, 1964.
(1) Kitab-ı Mukaddes, Yeni Ahit, Matta 9:12
(2) Kitab-ı Mukaddes, Yeni Ahit, Yuhanna 8:11


dusuncetarihi.com’dan iktibas edilmiştir.