Guantanamo'nun en çok işkence gören mahkumlarından Ebu Zübeyde 23 senedir tutsak
ABD'nin Guantanamo gözaltı merkezinde en fazla işkence gören isimlerden biri olan Ebu Zübeyde tam 23 yıldır tutsak olarak tutuluyor.
Bu haberdeki görseller bazı okuyucular için rahatsız edici olabilir. Guantanamo'da yaşananları olduğu gibi yansıtabilmesi için Ebu Zübeyde'nin çizimleri doğrudan aktarılmıştır.
23 yıl önce, tarihler 28 Mart 2002'yi gösterdiğinde, Filistin asıllı Ebu Zübeyde (Zeynelabidin Muhammed Hüseyin), Pakistan'ın Faysalabad kentinde bir eve yapılan baskın sırasında CIA ve FBI ajanları ve Pakistan istihbarat servislerinin üyeleriyle girdiği çatışmanın ardından ağır yaralı olarak yakalandı.
Filistinli bir ailenin çocuğu olarak Suudi Arabistan'da doğup büyüyen Ebu Zübeyde, halen Guantanamo'da suçlama ya da yargılama olmaksızın tutulan altı kişiden biri.
Ebu Zübeyde, yakalandıktan sonra CIA'in işkence programının ilk kurbanı oldu. Tayland'a, CIA tarafından kurulan "kara bölge" işkence merkezlerinin ilkine götürüldü ve sonraki dört buçuk yıl boyunca Polonya'daki, Guantanamo'daki, Fas'taki, Litvanya'daki ve Afganistan'daki diğer "kara bölgelerde" tutuldu.
Ağır işkencelere maruz kalan Ebu Zübeyde kalıcı sağlık sorunları yaşamaya başladı.
Eylül 2006'da, diğer 13 kişiyle birlikte Guantanamo'ya nakledildi. ABD yönetimi kendisi hakkında ileri sürdüğü tüm iddialardan geri adım atsa da o zamandan bu yana herhangi bir suçlama ya da yargılama olmaksızın burada tutuluyor.
Ocak ayında, çok sayıda BM Raportörü ve BM Çalışma Grupları üyeleri onun derhal serbest bırakılması çağrısında bulunmuş ve şu açıklamayı yapmıştı:
"Ebu Zübeyde'nin gözaltındayken gördüğü muamele ve ilk gözaltına alınmasından bu yana hukuki sürecin işletilmemesi nedeniyle, istisnai olarak başkanlık tarafından affedilmesini talep ediyoruz. Kendisinin derhal serbest bırakılması ve güvenli üçüncü bir ülkeye nakledilmesi için çok geç kalınmıştır.
Ebu Zübeyde'nin, işkence sırasında aldığı yaralar da dahil olmak üzere, ciddi sağlık sorunları bulunmaktadır ve iddialara göre bu sorunlar tıbbi yardımın reddedilmesiyle daha da kötüleşmiştir. Buna ek olarak, avukat-müvekkil iletişimi ciddi şekilde engellenmiştir. Serbest bırakılmasının yanı sıra, Ebu Zübeyde'ye uluslararası hukuka uygun olarak tazminat ve diğer telafi tedbirlerine ilişkin uygulanabilir bir hak tanınmasını talep ediyoruz."
Ebu Zübeyde: Amerikan işkencesi beni nasıl ölümün kıyısına sürükledi?
ABD'nin Küba'da bulunan Guantanamo Hapishanesi'nde yaptığı işkencelere maruz kalan isimlerden biri olan Ebu Zübeyde'nin bu işkenceleri resmettiği çizimler bir süre önce ortaya çıkmıştı.
1980'li yıllarda Afganistan'da bir eğitim kampında sorumlu olduğu ifade edildi ve ABD tarafından El Kaide'nin üst düzey bir ismi olmakla suçlandı.
CIA'in yeni şefi Haspel'in işkencesiyle tanınan isim: Ebu Zubeyde kimdir?
2002 yılının Ağustos ayında, bir grup FBI ve CIA ajanı ile Pakistan kuvvetleri, Ebu Zübeyde ve diğer 50 kişiyi Pakistan'ın Faysalabad şehrinde yakaladı.
El Kaide mensubu olduğu gerekçesiyle yakalanan Ebu Zübeyde, asıl adıyla Zeynelabidin Muhammed Hüseyin, önce ABD'nin ülke dışındaki merkezlerinde, daha sonra ise Guantanamo'da ağır işkenceler gördü.
Ebu Zübeyde'ye yönelik işkencelerin arkasındaki isim, şu an CIA Şefi olan, o dönemde ise CIA'nin Tayland'da kurulan ABD dışındaki ilk hapishanesinin başındaki Gina Haspel idi.
Ebu Zübeyde, avukatının yayınladığı "Amerika Nasıl İşkence Ediyor?" başlıklı rapor için, kendisine yönelik işkencelere dair çizimler yaptı.
Waterboarding
Çıplak bir biçimde bir sedyeye bağlanan mahkuma, yüzüne geçirilen bezin üzerinden dökülen suyla, şiddetli bir boğulma hissi veriliyor.
Söz konusu işkence Ebu Zübeyde'ye gün içinde birçok kere uygulanıyordu.
Küçük kapama tekniği
Eller ve ayaklar bağlanarak tamamen karanlık bir kutunun içerisine hapsedilen mahkum, burada çok uzun saatlerce tutuluyor.
Bu şekilde mahkum zaman ve mekan algısını yitiriyor. Aynı zamanda hiçbir şekilde hareket edemediği için şiddetli şekilde ağrı yaşıyor.
Büyük kapama tekniği
Eller ve ayaklar bağlanarak tamamen karanlık ve ses geçirmeyen bir kutunun içerisine hapsedilen mahkum, burada çok uzun saatlerce tutuluyor.
Bu şekilde mahkum zaman ve mekan algısını yitiriyor. Aynı zamanda ses olarak yalıtılan odada bir süre sonra herhangi bir sese karşı aşırı duyarlı hale geliyor. Kutudan çıkarıldıktan sonra çok kısık sesleri dahi dehşet verici derecede yüksek olarak algılıyor.
Duvarlama
Elleri ve ayakları bağlanan mahkum, boynuna sarılan bir kumaşla desteklenerek kafası birçok kere duvara vuruluyor.
Bu işkence yöntemi mahkumun kafasında ciddi hasarlara ve travmalara yol açıyor.
Uyutmama
Mahkum, uyuması mümkün olmayan pozisyonlarda bağlanarak ve uykuya dalması engellenerek işkenceye tabi tutuluyor.
190 saati aşkın süre uyumasına müsaade edilmeyen mahkumda bir süre sonra şiddetli anksiyete, stres, kas ağrıları, halüsinasyon görme ve gerçeklik algısını kaybetme gibi durumlar ortaya çıkıyor.
Ebu Zübeyde işkence sırasında çoğu kez uyutulmadığını ve birkaç saniye dahi uyumak için fırsat kolladığını söylüyor.
Stres pozisyonları
En yaygın işkencelerden biri de mahkumun oldukça ağır, zorlayıcı ve psikolojik olarak da aşağılayıcı pozisyonlarda saatlerce tutulması.
İlk görselde mahkum, çıplak bir bir biçimde ellerinden parmaklıklara asılıyor. Ayak parmakları üzerinde durmaya zorlanan mahkum, soğuk ortamda bırakılıyor.
İkinci görselde elleri ve ayakları zincirlenen mahkum, demir parmaklıklara bağlanarak saatlerce tutuluyor.
Son görselde ise mahkum elleri ve ayaklarından zincirlenerek ayak başparmakları üzerinde durmaya zorlanıyor. Mahkuma zaman zaman soğuk su püskürtülüyor.
Çizilen tüm bu işkencelere ek olarak mahkumların şiddetli biçimde dövüldüğü, yüksek sesle müziğe maruz bırakıldığı, mahkumlara elektrik verildiği, cinsel işkence uygulandığı da biliniyor.
2023 yılında ise Ebu Zübeyde'nin işkencelere dair yeni çizimleri yayınlandı. Bu çizimlerde de Ebu Zübeyde'nin farklı işkence türlerine maruz bırakıldığı görülebiliyor.
Ebu Zübeyde, tabut benzeri bir kutunun içerisine kilitleniyor ve tabutun içerisine su dolduruluyor. Bu haldeyken Amerikan yetkililer kendisini sorguluyor ve ardından su boşaltılarak Ebu Zübeyde tabutun içerisinde tutuluyor.
Bu işkencede Ebu Zübeyde bir yandan tazyikli sularla ıslatılırken diğer yandan da sıcak ve soğuk havaya aynı anda maruz bırakılıyor.
Ebu Zübeyde akreplerin bulunduğu bir odada kendisinin çeşitli işkencelere maruz kalırken resmediyor. Yüksek sesli müzik, saat sesleri ve akrepler işkence amacıyla kendisine karşı kullanılmış.
Bir hücrede elinden bağlı olarak çömelir halde, stres pozisyonunda tutulan Ebu Zübeyde. Hücrede akrep gibi çeşitli zehirli hayvanlar yer alıyor.
Ebu Zübeyde opayla darp ediliyor ve sıcak havaya maruz bırakılıyor.
Mahkumlar Guantanamo içerisinde farklı bölümlere gönderilirken tamamen soyularak, elleri ve ayakları zincirlenerek, kafalarına çuval geçirilerek topluca yürütülüyor.
Ebu Zübeyde kafasına çuval geçirilip kulaklıkla yüksek sesli müziğe maruz bırakılıyor.
Ebu Zübeyde'ye uygulanan bir başka uygulama ise vücut boşluklarının elle aranarak taciz edilmesi, kendisine sopayla tecavüz tehdidinde ve tecavüzde bulunulması.
Ebu Zübeyde'ye yönelik bir başka işkence. Bir kutu içerisine konulan Ebu Zübeyde, kutu sallanarak ve kutuya vurularak işkenceye maruz bırakılıyor.
Dövülerek uygulanan işkence Ebu Zübeyde'ye yönelik rutin bir muamele haline gelmiş.
Burada Ebu Zübeyde kendisine yönelik bir başka işkenceyi resmediyor. Kendisi bir hücrede tutulurken kendisine, bir başka hücredeki farklı bir mahkuma ağır işkenceler uygulandığı, kafasının matkapla delindiği sesleri dinletiliyor.
Darp edilen Ebu Zübeyde'ye, kendisine ve sevdiklerine tecavüzde bulunma tehdidi yöneltiliyor.
Amerikan işkenceciler Ebu Zübeyde'yi Kur'an'ı dışkı ve adet kanı içerisine atma tehdidinde bulunarak işkence ediyor.
Ebu Zübeyde cinsel uzvuna jiletlerle kesik atılmak suretiyle işkenceye uğruyor ve kendisine uzvunun kesilmesi tehdidi yöneltiliyor.
Sakal ve saçların zorla tıraş edilmesi ve İslam ile alay edilmesi.
Kur'an'a yönelik hakaret ve saldırılar.
Metal parmaklıklardan oluşan hücrelerde tazyikli suya, sıcağa ve soğuğa aynı anda maruz bırakılma.
Açlık grevi yapan Ebu Zübeyde'nin anüs yoluyla zorla beslenmesi. Anüse takılan bir hortumla humus, bezelye ve su karışımı doğrudan bağırsaklara iletiliyor.
Ebu Zübeyde tamamen soyularak karşısına kendisini teşhir eden bir kadın oturtuluyor ve Ebu Zübeyde'nin kendisini rahatsız hissetmesi amaçlanıyor.
Zorla besleme.
Matkapla kafanın ve vücudun çeşitli yerlerinin delinmesi tehdidiyle işkence.
Gürültü, titreşim ve mikrodalga yayılması suretiyle işkence. Aynı zamanda mahkumun hücresine kötü koku verilmesi, kimi zaman ise mahkumun aç bırakılması ve hücreye yemek kokuları verilmesi.
Kaynak: Mepa News